Atatürk ün Spora ve Sporcuya verdiği önem
Atatürk Genel içinde Atatürk ün Spora ve Sporcuya verdiği önem konusu , Atatürk ün Spora ve Sporcuya verdiği önem Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu ...
- 24.02.09, 23:10 #1
Atatürk ün Spora ve Sporcuya verdiği önem
Atatürk ün Spora ve Sporcuya verdiği önem
Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu
büyük komutan
siyasi deha ve büyük devlet adamı Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk
çağdaş bir toplum yaratmanın bütün unsurlarını tespit etmiş ve gerekli çözüm yollarını da beraberinde Türk Milleti'nin ve insanlığın hizmetine sunmuştur. Atatürk
temelde kurduğu bu büyük Cumhuriyeti
ilkelerine sıkı sıkıya bağlı olan Türk gençliğine armağan etmiştir.
Atatürk'ün her konuda olduğu gibi
spor konusundaki görüşleri de çağdaş
günümüz şartlarıyla bağdaşan
kalıcı ve geçerli görüşlerdir. Atatürk
emanetinin yücelmesi ve gelişmiş batılı ülkeler düzeyine ulaşabilmesi için genç kuşağın bedenen
ruhen
zihnen
fikren
ahlâken ve ilmen iyi yetiştirilmesi gerektiğine inanmıştır. Bu sebeple Atatürk
gençliğin "beden eğitimi ve spor" faaliyetlerine büyük önem vermiştir. Bu önem Atatürk'ün sporcu kişiliğinden de kaynaklanmaktadır.
Sporu her yönü ile teşvik eden Ulu Önder Atatürk
spor sayesinde zindelik ve güç kazanılacağını söylüyordu. Sağlık açısından vazgeçilmez bir unsur olan sporu kendisi de yapmaktaydı. En çok sevdiği spor ise güreşti. Güreşi her yönü ile teşvik ettiği gibi sık sık güreş müsabakalarını da izlemekteydi. Başarılı olan Milli güreşçileri tebrik edip ödüllendirdiği gibi
onların galibiyeti ile heyecanlanır
büyük sevinç duyardı. Özel bir sevgi duyduğu ağır siklet dünya şampiyonumuz Çoban Mehmet'le bir müsabaka sonrası Florya'daki Cumhurbaşkanlığı Köşkü'nde şakalaşmış ve ona şöyle demişti: "Sen herkesi kolayca yeniyorsun Mehmet
seninle güreş tutsak
beni de yenebilir misin?..." Çoban Mehmet'in cevabı ise; "Sizi bütün dünya yenemedi Paşam
ben nasıl yenebilirim?..." şeklindeydi. Büyük Atatürk
Çoban Mehmet'in bu cevabı karşısında duygulanmış ve kendisini alnından öpmüştü.
Atatürk'ün bilfiil yaptığı üç spor vardı. Askerlik hayatında başladığı ve ömrünün son yıllarına kadar fırsat buldukça sürdürdüğü binicilik
İstanbul'da geçirdiği yaz tatillerinde devamlı olarak uğraştığı yüzme ve zaman zaman da kürek sporları... Yaz aylarında
Florya Köşkü'nde istirahatta bulunduğu günlerde sandala binerek kürek çekmeden çok hoşlandığı bilinen bir gerçektir. "Denize inmek medeniyetin şiarıdır" diyen Atatürk
İstanbul Fenerbahçe kıyılarının gençliğin deniz sporlarıyla uğraşacağı bir merkez haline getirilmesi yolunda ilgililere direktifler vermişti. Onun için sporu her yönü ile destekleyen
bazı spor dallarını ise bilfiil yapan Atatürk'ün spora verdiği değeri Türk Gençliğinin yetişmesi açısından rehber olarak görmek lazımdır.
Atatürk
her alanda olduğu gibi sporda da bilim yolundan ayrılmamayı tavsiye ederken
sporun üzerinde ısrarla durmuş ve ona yeni bir benlik kazandırmıştır. "Müspet bilimlerin temellerine dayanan
güzel sanatları seven
fikir terbiyesinde olduğu kadar
beden terbiyesinde de kabiliyeti artmış ve yükselmiş olan erdemli
kuvvetli bir nesil yetiştirmek ana siyasetimizin açık dileğidir" sözleriyle de bunu kanıtlamıştır.
Atatürk dönemi spor politikası incelendiğinde
onun konuya bugünkü manâda baktığı
ancak o günün imkan ve şartları ile ülke yönetimi doğrultusunda olaya devletçi bir yaklaşım gösterdiği anlaşılmaktadır.
Ulu önderin Türk sporundaki ilk imzasını izcilikte görmekteyiz. 1915 yılında
"Osmanlı Genç Dernekleri Genel Müfettişliği" ne atanmasından kısa süre sonra bir rapor hazırlayarak zamanın hükümetine sunar. Bu raporunda Miralay rütbesindeki Mustafa Kemal'in Genç Dernekleri Yönetmeni olarak
üzerinde durduğu ana noktalar şunlardı:
Yeni neslin fikri ve bedeni eğitimi için genç dernekleri ve izcilik ele alınmalıdır.
Gençler 12 yaşından itibaren esaslar dahilinde yetiştirilmelidir.
Beden eğitimi okullarda programlı olmalıdır.
Spor kulüplerinde sağlığın korunması
spor fizyolojisi ele alınmalıdır.
Spor kulüp başkanları siyasetin dışında kalmalıdır.
Beden eğitimi ders saatleri arttırılmalıdır.
Atatürk'ün Türk sporuna gerçek desteği ve katkısı sporun ülkede yaygınlaştırılması ve örgütlenmesi yolunda olmuştur. Türkiye'nin ilk spor teşkilatı olan "Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı" 1922'de İstanbul'da kurulmuştu. Cumhuriyet ilkelerine bağlı olarak kurulan bu ilk spor cemiyetinin ve federasyonlarının yöneticileri Atatürk'ün yarattığı ortamla seçimle belirlenmiş ve demokratik bir şekilde spor örgütlenmelerinin temelleri atılmıştı. Atatürk o günlerde
"Türk sosyal yapısında spor hareketlerini düzenlemekte görevli olanlar
Türk çocuklarının spor hayatını yükseltmeyi düşünürken sadece gösteriş için herhangi bir yarışmada kazanmak amacıyla bir spor politikası oluşturamazlar. Esas olan
bütün
her yaştaki Türkler için beden terbiyesini sağlamaktır" diyerek
sporda hedefin halkın sağlığı ve toplum sporu olduğunu işaret ederek
günümüzde hâla erişilmek istenen ideal olan "Herkes İçin Spor" hedefini tespit etmiş ve görevlileri bu konuda uyarmıştır.
16 Ocak 1923 tarihli Bakanlar Kurulu toplantısında
"Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı (TİCİ)" kamu yararına dernek olarak kabul edilmiş ve böylece ilk kez devlet spora ve sporcuya destek ve yardım elini uzatmıştır. Nitekim
Yeni Türk Devleti'nin bütün kaynak ve imkansızlıklarına rağmen
1924 Paris Olimpiyatları'na katılma kararı da takdire şayan bir uygulama idi ve kararın altında Atatürk'ün imzası vardı.
1924 yılında yayınlanan köy yasası ile köylerde güreş
cirit ve atıcılık gibi köy oyunlarını özendirici hükümlere yer verilmiştir. 1930 yılında çıkarılan Belediye Yasası
belediyelere "çocuk bahçeleri
spor alanları
yerel ihtiyaçlara uygun stadyumlar yapmak ve işletmek" gibi yükümlülükler getirmiştir. Bu gün hala uygulanmasına ihtiyaç duyulan bu yasanın
Atatürk'ün ölümünden sonra uygulanmamasının sonuçlarını bizler yaşadık; dileğimiz çocuklarımızın yaşamaması. Yine 1932 yılında Atatürk'ün talimatıyla kurulan halkevlerinin yapması gereken çalışmalar arasına spor da eklenmiştir.
Türk sporu
Atatürk döneminde devletin kontrolü altına girmiştir. 1936'da Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı'nın yerine yarı resmi bir kuruluş olan "Türk Spor Kurumu" kurulmuş ve zamanın tek partisi olan Cumhuriyet Halk Partisi'ne bağlanmıştır.
Milli mücadeleye başlamak
Misak-ı Milli'yi ilan etmek ve Kuvayı Milliye'yi kurmak amacıyla
Samsun'da Anadolu topraklarına ayak bastığı 19 Mayıs 1919 gününü de TBMM'nin 20 Haziran 1938 tarihinde 3466 sayılı kararı ile "Gençlik ve Spor Bayramı" olarak kabul edilmesini sağlayarak
Türk gençliğine verdiği önemi ortaya koymuştur. 23 Nisan Çocuk Bayramı gibi dünyada eşine rastlanmayacak kararlardan birini daha alan ve yasalaştıran Atatürk
Türk gençliğini spora yönlendirerek
enerjilerini vatansever bir duygu içinde
Türkiye'nin kalkınmasına yönlendirmeyi amaçlamıştır.
Atatürk'ün direktifleriyle hazırlanan ve ülkemiz sporunu 48 yıl yönlendiren 3530 sayılı "Beden Terbiyesi Kanunu" 29 Haziran 1938 günü kabul edilmiştir. Atatürk'ün hastalığı yüzünden
TBMM'nin 1 Kasım 1938'deki açılışında Başbakan Celal Bayar tarafından okunan nutkunda spor için söylediği son sözleri şöyledir: " Her çeşit spor faaliyetlerini
Türk gençliğinin milli terbiyesinin ana unsurlarından saymak lazımdır. Bu işte hükümetin şimdiye kadar olduğundan çok daha ciddi ve dikkatli davranması
Türk gençliğinin spor bakımından da milli heyecan içinde itina ile yetiştirilmesi önemli tutulmalıdır. Türk gençliğinin kültürde olduğu gibi spor sahasında da idealine ulaştırılması için Yüksek Kurultayın kabul ettiği "Beden Terbiyesi Kanunu'nun tatbikine geçildiğini görmekle memnunum". Görüldüğü gibi
Atatürk'ün spor anlayışı
geçliğe yaklaşımı ve düşünceleri günümüzde güncelliğini hala korumaktadır.Ancak bu kadar açık yol gösterici liderimize rağmen sporda istenilen noktaya henüz ulaşılabildiğimiz söylenemez. Buna rağmen sporun yaygınlaşmasında
eğitiminde
uluslar arası spor organizasyonlarında gerek milli takımlar düzeyinde gerekse kulüp takımları düzeyinde son yıllarda alınan başarılı sonuçlar ve spor tesislerindeki önemli artışlar sevindirici gelişmeler olarak kaydedilebilir. Bu gelişmeler
yeni nesillerin Atalarından alacakları ilhamla Türkiye'nin geleceğe daha emin adımlarla ilerleyeceğini ve her alanda olduğu gibi spor alanında da layık olduğu yere geleceğini göstermektedir.
Benzer Konular
-
Atatürkün Kişisel ve Toplumsal Açıdan Önem Verdiği Kavramlar
Atatürkün Kişisel ve Toplumsal Açıdan Önem Verdiği Kavramlar Nelerdir 1. BİLİM Atatürk'ün önem verdiği ve savunduğu kavramların... -
Atatürk Neden Tiyatroya Önem Vermiştir
atatürk neden tiyatroya önem veriyor -
Atatürkün Eğitime Verdiği Önem Atatürkün Eğitime Verdiği Önem Nedir Atatürkün Eğitimi
Atatürkün Eğitime Verdiği Önem Atatürkün Eğitime Verdiği Önem Nedir? Atatürkün Eğitime Verdiği Önemi Atatürk Ve... -
Atatürk ve Spora Olan İlgisi / Atatürk' ün Spora Yakınlığı
Atatürk ve Spora Olan İlgisi / Atatürk' ün Spora Yakınlığı Atatürk ve spora olan ilgisi ... -
Hz.Muhammed'in Tertipli Oluşu Ve Estetige Verdigi Önem
Hz. Peygamber ( s.a.s.) düzenli yaşamaya özen gösteriri, Müslümanlara da her hususta düzenli olmalarini israrla tavsiye ederdi. Bir gün Peygamber...
-



Alıntı

doğal afetler
21.05.13, 20:50 in Soru Cevap