Mimar Mimarlık Mimarlık Mesleği Mimarlık Bölümü Mimarlık Hakkında Mimarlık Bilgi
Meslek Tanıtımı içinde Mimar Mimarlık Mimarlık Mesleği Mimarlık Bölümü Mimarlık Hakkında Mimarlık Bilgi konusu , Mimar Mimarlık Mimarlık Mesleği Mimarlık Bölümü Mimarlık Hakkında Mimarlık Bilgi ...
- 22.02.10, 20:48 #1
Mimar Mimarlık Mimarlık Mesleği Mimarlık Bölümü Mimarlık Hakkında Mimarlık Bilgi
Mimar Mimarlık Mimarlık Mesleği Mimarlık Bölümü Mimarlık Hakkında Mimarlık Bilgi Mimarlığın Tanımı Mimarlık Okulu Mimarlık Nedir Mimarlık

Mimarlık mekan tasarlama işidir. İnsanların yaşamasını kolaylaştırmak ve barınma
dinlenme
çalışma
eğlenme gibi eylemlerini sürdürebilmelerini sağlamak üzere gerekli mekânları
işlevsel gereksinmeleri ekonomik ve teknik olanaklarla bağdaştırarak estetik yaratıcılıkla inşa etme sanatı; başka bir tanımlamayla
yapıları ve fiziksel çevreyi tasarlama ve inşa etme sanat ve bilimidir. İnsan barınmak için yaşamak ve doğa şartlarından korunmak için bir mekan ihtiyacı duyar ve bu mekanı kendine özgü kültürel
fonksiyonel ve farklı zevklerde yaratır.
Mimarlık evrensel bir meslektir. İnsanlık tarihinin her döneminde önemli olmuştur. Dini yapıların tanrıya ulaşma arzusundan
iktidarı simgeleyen saraylara ya da bir kentin dokusunu oluşturan basit konut tiplemelerine kadar her türlü açık ve kapalı mekanı tasarlar.
Bu çevre kırsal veya kentsel olabileceği gibi
yapıları veya mekanları kuşatan yakın dış çevre de mimari tasarımın kapsamına girer. Mekan
içinde yaşamın gerçekleştiği fizik ortam olarak tanımlanabilir. Mekanın oluşabilmesi ve üretilebilmesi için yapılara
yaşamın hergün artan çeşitliliği gözönüne alınırsa
oldukça karmaşık ilişkiler düzeni içinde yapılaşmış fizik çevreye gereksinme vardır. Mimari tasarımın öznesi olan yaşam
coğrafi
iklimsel
kültürel
demografik farklılıklar içerir.
MÖ 1. yy.'da yaşamiş olan Roma'lı mimar Vitruvius "De Architectura" adlı kitabında başarılı bir mimarlık için "Utilitas
Firmitas
Venustas" (kullanışlılık
sağlamlık
güzellik) etmenlerinin gerekli olduğunu ileri sürmüştür. Rönesans' ta bu tanım
"Comodita
perpetuita
bellezza" (kullanışlılık
süreklilik- kalıcılık
güzellik) olarak benimsenmiştir. 1581'de bir İngiliz yazarı mimarlığı "yapı bilimi" olarak tanımlarken 19.yy'da İngiliz eleştirmen John Ruskin mimarlığın "yapılara uygulanan süslemeden başka bir şey olmadığı" nı ileri sürüyordu. Amatör bir eleştirici olan Sir Henri Watton "The Elements of Architecture" (1624) adlı kitabında mimarlığın üç koşula ( kullanılışlılık
sağlamlık
güzellik) yanıt vermesi gerektiğini belirtir. F.L.Wright'a göre de "mimarlık biçim haline gelmiş yaşamdır."
Dünyanın en eski mesleği olarak kabul edilen mimarlık yapı sektörünün de ayrılmaz bir parçasıdır. Yapı sektörü ise
tüm dünya ülkelerinde en büyük sektör olup
diğer sektörlerin de itici gücü olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle
mimarlık
geçmişin birikimleri ile geleceği hazırlayacak
gelecekte yaşanacak kaliteli yaşam çevrelerini oluşturacak
vizyon sahibi bireylerin mesleğidir.
Son elli yıldır mimarlık mesleği konusunda “Çizim yapma sanatı” gibi bir yanlış kanaat oluşmuş
mimarlık sanatına yardımcı olan ancak çalışma alanı
tüm yapılarda kullanılan elemanların malzeme
mukavemet
statik ve dinamik durumlarını ve ekonomisini inceleyen bilim dalı olan inşaat mühendisliği ile mimarlık kavramları birbirine karışmıştır.
Mimarlık sanatının kültürel yanını gözardı eden bu anlayış sonucunda
yüzyıllardır ülkemizin kimliği ile bütünleşen ve kültürümüzün ve değerlerimizin en kalıcı kanıtı olan mimarlık
kimliğini kaybetmiş
kültürel kimlik sorusu ile bir hesabı bulunmayan egemen yapı kültürü kentlerin görünür kimliğine damgasını vurmuştur.
Oysa Mimarlık ülkelerin kartvizitine yazdığı değerlerin en önemlilerinden biri belki de en önemlisidir.
Mimarlık okullarından mezun olanların
mesleğin ilgi alanının çok geniş bir yelpazeyi kapsaması nedeni ile
birbirinden çok farklı alanlarda çalışabildikleri gözlemlenmektedir.
Çalışma alanları
* Kamu Kurumları'nda (devlet memuru olarak )
* Tasarımcı olarak
* Yapı denetimi amacı ile
o Yasa ve yönetmeliklerin hazırlanmasında
* Özel Sektör'de
* Serbest çalışan mimarların bürolarında tasarımcı ve/veya uygulamacı olarak
* Şirketler
Bankalar vb. kuruluşlarda sürekli görevli mimar olarak
* Şantiyelerde görev alarak
* Yapı Sektörü'ne ilişkin malzemelerin tasarımında
üretim sürecinde
pazarlamasında ve satış noktalarında
* Sergi vb. organizasyonların hazırlanmasında
*Mimarlık ve ilgili alanlarda dergi yayıncılığında
* Serbest mimar olarak
* Akademisyen olarak
MİMARLIK NEDİR? deyince aklıma bir değil bir çok şey geliyor
biri diğerini diğeri bir diğerini hatırlatıyor bana......
MİMARLIK:
emektir.................
sevgidir...................
dokunmaktır...............
koklamaktır......................
bakmaktır........................
bakarken görebilmektir.....................
gördüğünü algılamaktır......................
hissetmektir........................
bazen sabahlara kadar uykusuz kalmaktır................
bazen de sabahlara kadar eğlenmek.....................
bazen güzel bi müzik dinlemek....................
bazen güzel bi tabloya bakmaktır....................
bazen doyasıya gülmek.................................
bazen de ağlamaktır........................................ ......................... ...................
..............................................
bunlar sadece benim şimdilik aklıma gelebilen kısmı.........ama bildiğim
iyi bildiğim bir şey var ki mimarlık yaşamın her alanından küçük parçaçıklarla yapılmış bir puzzle gibidir..............yaşama ve insana dair herşeyin bir sentezidir............
(E.S.)
Tezhip
(yaldız ya da renkli boyalarla süsleme sanatı.) çini mürekkebi
çömlekçilik... Bunlar
özellikle 1000 yıllarından başlayarak Avrupa topraklarında yükselen büyük dinsel eserlerin yanında küçük kalan sanatlardır.
"Katedral"in ortaçağın tipik bir anıtı olması
Kilise'nin güçlülüğünden ve halkları -içtenlikle olsun olmasın- 'iman'a zorlanmasından ileri geliyordu. Bunun sonucu olarak da herkes katedrallerin yapımına katılmaktaydı: Kimi para yardımı yapıyor
kimi taş çıkarma ya da taşıma gibi angaryalar yükleniyor
kimi sanatıyla katkıda bulunuyor
zanaatçıları evinde barındırıyor ya da vitraylar armağan ediyordu. O dönemdeki tekniğin ilkelliği sonucu her çeşit iş insan gücüyle başarılacağından
bir Nötre Dame
bir Chartres
bir Reims katedralinin ne kadar zamanda bitebileceği düşünülebilir. Gerçekten de yapımı yüz yıl sürenlerin sayısı az değildir.
Ortaçağın başlangıcında kiliseler antik bazilika'ları (ticaret ve sosyal olaylar için toplanma yeri olarak yapılmış
çatısı dikdörtgen biçiminde sütunlu salonlardan meydana gelmiş Roma yapısı.) örnek tutan dikdörtgen bir nef'ten (kiliselerde kubbe altı bölümü
şahın.) yapılmıştı. Buna
zamanla 'transept' (bir kilisenin esas yapısına dik inşa edilmiş
yapıya haç şekli veren yan bölümler.)
yan netler
bitişik küçük kiliseler
çan kuleleri de eklenmişti. Bu büyüme ortaya çetin bir sorun çıkarıyordu: Damın örtülmesi... Kilise yalnız bir nef'ten oluşmuşken
kirişlere dayanan bir dam inşa etmekle iş çözümleniyordu
ama yapının gelişmesiyle bu yöntem yetersiz kaldı; çünkü putreller belli bir ölçüden uzun yapılınca sağlamlığından kaybediyordu. Ayrıca
bütün bu tahta parçalar
her an yangın tehlikesiyle karşı karşıyaydı.
Bu yüzden
XI. yüzyılın başından beri adi damın yerine taş tonozlar kullanılmaya başlandı. Bu tonozun iç eğmeci
eksene göre kesilmiş silindir şeklindeydi ve iki yanı da nef'in iki duvarına dayanıyordu. Yapının tonoz anahtarı üzerine dayanarak kendiliğinden durabilmesi için
taşları belli biçimlerde kesmek gerekiyordu. Böyle olunca da
duvarlara aşırı ağırlık yüklenmekteydi. Gerçekten de
bu ağırlık duvarların birbirlerini itme tehlikesi yaratıyordu; yani
duvarlar bu itişe karşı gelebilecek kadar ağır
alçak ve tek parçalı olmalıydı. Bu yapım şekli
yeterli büyüklükte pencereler açılmasına elverişli olmayan hantal ve karanlık "Roman" stili kiliseleri meydana getirdi.
Ama aynı dönemde (1100 yıllarında) birbirlerinden çok uzak yerlerde (sözgelişi
Durham-İngiltere
Moissac-Fransa) yepyeni bir yapı sanatı yayılmaya başladı. Dörtgen şeklinde yerleştirilmiş dört sütuna
bu dörtgenin köşegenlerine doğru uzanan ve tonoz anahtarında kırılan dört kemer inşa edilerek meydana getirilen çatı iskeletine
her büyüklükte damı oturtmak imkânı vardı. Burada da çatı
duvarlara büyük bir ağırlık yüklemekte ve bunların birbirini itmesine yol açan bir güç yaratmaktaydı Fakat bu sakınca iki gücün dikey biçimde inişini sağlayacak biçimde yerleştirilmiş payanda (eğik olarak vurulan destek.) kemerlerinin ağırlıklarıyla rahatça dengelenebilmekteydi. Artık 1100-1500 yılları arasında mimarlığa hâkim olacak "Gotik" sanat doğmuştu.
Fransa'da
ortaçağ mimarlığının en eski Roman stilinden en gösterişti Gotik'e kadar geçirdiği aşamaları izleyebileceğimiz bir örnek yapı bulunmaktadır: Saint Michel dağındaki manastır (X. yüzyıl)... Bir yeraltı mezarlığı olarak yapılan bu binanın üstüne
1017-1144 yılları arasında Roman stili bir kilise inşa edilmişti. Bu kilisenin 1421'de yıkılan koro yeri
1450-1521 yılları arasında Gotik biçiminde inşa edilmişti. En dikkatsiz bir ziyaretçi bite
hemen göze çarpan bu uyuşmazlığın önünde biraz duraksamadan edemez: O hantal
karanlık nef ve bu zarif aydınlık koro botumu...
Bu göz kamaştırıcı yapıyı ya da 48 metrelik koro bölümüyle Beauvais katedralini hatta ünlü Ulm katedralini görmek
mimarların cüreti ve teknik bilgileri üzerine yeterli bir kanı verir. Bu ustaların eline yeterli insan gücü ve malzeme vermekle iş bitmiyordu; her şeyden önce yapı tekniğinin sorunlarını çözümlemek gerekiyordu. Bu sorunların inanılmaz karmaşıklığını bir an gözümüzün önüne getirelim: Duvarlara verilecek kalınlığın belirlenmesi
pencerelerin 'azami' büyüklüğü
payanda kemerlerinin yeri
tonozların yönü
taşların biçimi ve ayrıca bir yığın geometri
statik ve stereotomi (taşların kesilmesini ve yontulmasını konu alan bilim dalı.) sorunları
malzemelerin sağlamlığı ve direnci... İnşa ettikleri yapılardaki sütunların inceliği
bu sorunları Romalılar gibi kaba bir 'yaklaşık hesap'la değil
bilimsel bir biçimde çözümlemiş olduklarını göstermektedir.
Öyle ki mimarların yeterli ve kesin matematik
fizik bilgileri bulunduğunu ileri sürmesek bile
etkili deneysel yöntemler uyguladıkları kesindir.
06.03.10, 18:30 #2
Cevap: Mimar Mimarlık Mimarlık Mesleği Mimarlık Bölümü Mimarlık Hakkında Mimarlık Bil
Her çeşit binanın isteğe ve imkanlara göre plan ve projelerinin hazırlanması
yapımının denetlenmesi konularında eğitim ve araştırma yapılır. Bayındırlık ve İskan
Ulaştırma Bakanlıklarında ve belediyelerde çalışılabileceği gibi
mimarlık bürosu açarak serbest çalışmak da mümkündür.
Mimarlık Programının Amacı : Mimarlık bölümü
her çeşit binanın isteğe ve olanaklara göre plan ve projelerinin hazırlanması
yapımının denetlenmesi konularında eğitim ve araştırma yapar.
Mimarlık Programında Okutulan Belli Başlı Dersler : Mimarlık bölümlerinde genel matematik
bina fiziği
mimari çizime giriş gibi temel mimarlık dersleri verilir. Daha sonraki yıllarda ise temeli daha çok tasarıma
yani plan çizimine dayalı
daha kapsamlı ve ileri düzeydeki mimari bilgileri içeren dersler okutulur.
Mimarlık için Gereken Nitelikler : Bu alanda eğitim görmek isteyen lise öğrencileri kendilerini
matematik
fizik
resim ve sosyal bilimler (sosyoloji
tarih
sanat tarihi
insan bilimleri ve kültür) alanlarında iyi yetiştirmelidirler. İyi bir mimar
hem sanat ve sosyal bilimlerle ilgili
hem de iş hayatının özelliklerini tanıyan kişidir. Bu nedenle kişinin üstün bir genel akademik yetenek yanında uzay ilişkilerini görebilme (cisimlerin uzayda alacakları durumları göz önünde canlandırabilme)
düzgün şekil çizebilme gücüne sahip
yaratıcı bir kimse olması gereklidir. Ayrıca kişinin iş-ticaret konusunda bilgili
başka insanlarla işbirliği yapabilmek için uyumlu bir kimse olması çalışma hayatında başarısını artırabilir.
Mimarlık Programının Bulunduğu Üniversiteler ve Fakülteler :
ORTA DOĞU TEKNİK MİMARLIK FAKÜLTESİ
İSTANBUL TEKNİK MİMARLIK FAKÜLTESİ
MİMAR SİNAN MİMARLIK FAKÜLTESİ
GAZİ MÜHENDİSLİK-MİMARLIK FAKÜLTESİ
YILDIZ TEKNİK MİMARLIK FAKÜLTESİ
İZMİR YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜSÜ MİMARLIK FAKÜLTESİ
YEDİTEPE MÜHENDİSLİK-MİMARLIK FAKÜLTESİ
DOKUZ EYLÜL MİMARLIK FAKÜLTESİ
ANADOLU MÜHENDİSLİK-MİMARLIK FAKÜLTESİ
ULUDAĞ MÜHENDİSLİK-MİMARLIK FAKÜLTESİ
BAHÇEŞEHİR MİMARLIK FAKÜLTESİ
BEYKENT MİMARLIK FAKÜLTESİ
OSMANGAZİ MÜHENDİSLİK-MİMARLIK FAKÜLTESİ
HALİÇ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ
İSTANBUL KÜLTÜR MÜHENDİSLİK-MİMARLIK FAKÜLTESİ
ÇUKUROVA MÜHENDİSLİK-MİMARLIK FAKÜLTESİ
SELÇUK MÜHENDİSLİK-MİMARLIK FAKÜLTESİ
MERSİN MİMARLIK FAKÜLTESİ
KARADENİZ TEKNİK MÜHENDİSLİK-MİMARLIK FAKÜLTESİ
BALIKESİR MÜHENDİSLİK-MİMARLIK FAKÜLTESİ
ERCİYES MİMARLIK FAKÜLTESİ
SÜLEYMAN DEMİREL MÜHENDİSLİK-MİMARLIK FAKÜLTESİ
TRAKYA MÜHENDİSLİK-MİMARLIK FAKÜLTESİ
DİCLE MÜHENDİSLİK-MİMARLIK FAKÜLTESİ
HALİÇ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ 210
658
İSTANBUL KÜLTÜR MÜHENDİSLİK-MİMARLIK FAKÜLTESİ
ERCİYES YOZGAT MÜHENDİSLİK-MİMARLIK FAKÜLTESİ
Mimarlık Mezunlarının Kazandıkları Ünvan ve Yaptıkları İşler : Mimarlık bölümünden mezun olanlara "Mimar" ünvanı verilir. Mimar önce
istek ve ihtiyaç sahibinin
yaptıracağı binada bulunmasını istediği özellikleri saptar. Yürürlükteki imar yasasını ve ihtiyaç sahibinin parasal olanaklarını
binanın yapılacağı yerdeki doğal koşulları dikkate alarak binanın planını çizer. Binanın tamamlandıktan sonra alacağı biçimi gösteren ölçekli maketler hazırlar. Mimar
zamanının büyük kısmını proje çizmek
etüt ve proje kontrolü yapmakla geçirir. Belli aşamalarda projenin uygulanmasını denetlemek amacı ile inşaat yerine gider.
Mimarların Çalışma Alanları : Kamu kesiminde çalışan mimarlar genellikle Bayındırlık ve İskân
Ulaştırma Bakanlıklarında ve belediyelerde görev alırlar. Mimarlık serbest çalışmaya elverişli bir meslektir ve bugün özellikle büyük kentlerimizde mimarların birkaçı bir araya gelerek mimarlık bürosu açmayı tercih etmektedirler. Ülkemizde mimara gereksinme duyulmaktadır. Ancak
son yıllarda mimar yetiştiren okulların çoğalması ile mimar sayısında aşırı bir artma olmuştur. Bununla birlikte yetenekli ve iyi yetişmiş bir mimarın her zaman bol kazançlı iş bulması olanaklıdır.
Konu Etiketleri: mimarlık hakkında kapsamlı araştırma, mimarlık mesleğinin avantajları ve dezavantajları, mimarlık mesleğinin tanımı, mimar meslek tanıtımı, mimar nedir, mimarlığın tanımı vitruvius, mimarlığın avantajları ve dezavantajlarıBenzer Konular
-
Mimarlık Nedir? Mimarlık Tanımı Mimarlık Anlamı Mimarlık Hakkında Mimarlığın Tanımı
Mimarlık Nedir? Mimarlık Tanımı Mimarlık Anlamı Mimarlık Hakkında Mimarlığın Tanımı Osmanlıda Mimarlık Osmanlı Mimarisi Osmanlıdaki Mimarlar Osmanlı... -
Şanliurfa mİmarlik tarİhİ
ŞANLIURFA MİMARLIK TARİHİ 1894 yılında Gautier, 1946 ve 1952 yıllarında Kılıç Kökten, 1947 yılında W. Brice tarafından yapı*lan arkeolojik... -
Diyarbakır Evleri Mimarlık
Diyarbakır Evleri Mimarlık Açık Alan Islak Alan Yarı Kapalı (Açık) Alan Kapalı Alan Süsleme Yazı, Yazıt ve Tarihlemeler Kitle -
Berko Mimarlık'ın Coco ürünleri
Berko Mimarlık'ın Coco ürünleri Coco firmasına ait olan ürünler, oldukça sert bir kabuğa sahip olan Bahai isimli Hindistan cevizinin kabuğundan...
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 RC 2 ©2011, Crawlability, Inc.



Alıntı

muhteşem
19.05.13, 21:23 in Soru Cevap